son dakika haberler, haber, haberler, magazin haberleri, sağlık haberleri, sağlık, turizm, turizm haberleri, ekonomi haberleri
Kilo vermek isteyen birçok kişi aynı beslenme listelerini uygulamasına rağmen farklı sonuçlarla karşılaşıyor. Benzer öğün düzenine uyan ve aynı beslenme kurallarını takip eden bazı bireyler kısa sürede kilo kaybı yaşarken, başkalarında tartıda beklenen değişim görülmeyebiliyor. Hatta tüm kurallara uyulmasına rağmen kilo verme süreci yavaşlayabiliyor. Bu tabloyu yalnızca irade ya da motivasyonla açıklamanın mümkün olmadığını ifade eden Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Esra Öztürk, kilo kaybı sürecinin kişiden kişiye değiştiğini söylüyor. Uygulanan beslenme programının vücutta nasıl bir karşılık bulduğunun, bireysel metabolik özelliklere göre farklılaştığını aktarıyor.
Son yıllarda popüler diyetlerin yaygınlaşmasıyla birlikte benzer beslenme planlarını deneyenlerin sayısı artarken, beklenen sonuca ulaşamayanların da giderek çoğaldığı görülüyor. Özellikle kısa sürede kilo verme vaadiyle uygulanan diyetlerin herkeste aynı etkiyi göstermemesi, kilo verme sürecinin sanıldığından daha karmaşık olduğunu ortaya koyuyor.
Kilo kaybının yalnızca alınan kaloriyle sınırlı olmadığını dile getiren Uzm. Dyt. Öztürk, "Metabolizma hızı, yaş, cinsiyet ve hormonal yapı gibi birçok faktör, aynı beslenme programına verilen yanıtı doğrudan etkiler" dedi. Her bireyin besinlere verdiği metabolik yanıtın farklı olduğunu söyleyen Uzm. Dyt. Öztürk, bu nedenle standart diyet listelerinin herkeste aynı sonucu vermesinin beklenmemesi gerektiğini ifade ediyor. Bazı kişilerde aynı besinler kan şekerinde ani dalgalanmalara yol açarken, bazılarında etki daha sınırlı kalabiliyor. Bu durum kilo verme hızını doğrudan etkileyebiliyor.
Kilo vermeyi zorlaştıran etkenlerin her zaman açık şekilde fark edilmediğini belirten Uzm. Dyt. Esra Öztürk, insülin direnci, tiroid hastalıkları ve besin intoleransları gibi durumların diyetin seyrini değiştirebildiğini söylüyor. "Bu tür durumlar göz önünde bulundurulmadan uygulanan diyetler, bir başkasında kilo kaybı sağlasa bile sizin için sonuç vermeyebilir" diyen Uzm. Dyt. Öztürk, kişisel sağlık geçmişinin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatıyor. Bazı besinlerin sınırlandırılması gerekirken kontrolsüz tüketilmesi ise tartıda beklenmeyen artışlara neden olabiliyor.
Bir diyetin kişiye uygun olup olmadığını anlamanın yalnızca tartıdan geçmediğine dikkat çekiliyor. Sürekli açlık hissi, baş ağrısı, halsizlik, uyku hali ve sindirim problemleri, vücudun uygulanan beslenme programına uyum sağlayamadığını gösteren önemli işaretler arasında yer alıyor. Belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyleyen Uzm. Dyt. Öztürk, vücudun bu sinyallerle enerji dengesini korumakta zorlandığını anlattığını ifade ediyor.
Kilo verme sürecinde yalnızca tartıdaki rakamlara odaklanmanın yanıltıcı olabileceğini dile getiren Uzm. Dyt. Esra Öztürk, doğru beslenme programının yalnızca kilo kaybını değil, vücut fonksiyonlarının dengede kalmasını da hedeflemesi gerektiğini söylüyor. "Amaç sadece zayıflamak değil, sağlıklı ve sürdürülebilir bir sonuç elde etmektir" diyen Uzm. Dyt. Öztürk, kısa sürede verilen kiloların çoğu zaman kalıcı olmadığını hatırlatıyor.
Çakmak Erdem Hastanesi'nden Uzman Diyetisyen Esra Öztürk, kilo vermekte zorlanan bireylerin kendilerini suçlamaması gerektiğini belirterek "Doğru diyet kişiye özel olandır. Başkası için işe yarayan bir programın herkes için uygun olmasını beklemek gerçekçi değildir" ifadelerini kullandı. Uzman eşliğinde hazırlanan bireysel beslenme planlarının hem sağlıklı hem de kalıcı kilo kaybı sağladığını söyleyen Uzm. Dyt. Öztürk, zayıflama sürecinde bilinçli ve kişisel adımlar atılmasının önemine dikkat çekti.