son dakika haberler, haber, haberler, magazin haberleri, sağlık haberleri, sağlık, turizm, turizm haberleri, ekonomi haberleri
MANUEL ÇITAK: Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı tarafından yayınlanan seri, her yıl değerli bir fotoğrafçının retrospektif kitabını, sanatsal bütünlük içinde ve referans kitap niteliğinde izleyicilere sunuyor. Dizinin 16. kitabı Manuel Çıtak'a ayrıldı.
HZ. MUHAMMED VE ASHABI NEDEN ÖNEMLİ: Bu eser, çağın karmaşasında hakikati arayanlara vahyin ruhunu ve sahabenin ferasetini hatırlatıyor.
ARAMIZDAKİ FİKRET: Yazar, "gelişigüzel atlamalarla" aşkın, kimliğin, politikanın söylemini aykırı kılıyor.
CANVERMEZLER TEKKESİ: Kitap esrarengiz olayları, doğaüstü karakterleri ve okura yaşattığı mistik ürpertilerle edebiyatımızın ilk gotik romanı olarak değerlendirilmektedir.
MEİSTER ECKHART: Kitap yazarın, Eckhart'ın Latince ve Almanca yazılmış metinlerine yönelik titiz okumasının bir ürünü…
ABİDE: Abide, eski kesinliklerin kaybolduğu bir çağda kaderlerini arayan insanların ve çözülmekte olan bir ailenin hikâyesidir.

ECZACIBAŞI Fotoğrafçılar Dizisi'nin yeni kitabı MANUEL ÇITAK. Eczacıbaşı Topluluğu'nun 50 yılı aşkın bir geçmişe sahip fotoğraf yayıncılığı geleneğinin günümüzde en önemli parçası olan ve Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı tarafından yayınlanan seri, her yıl değerli bir fotoğrafçının retrospektif kitabını, sanatsal bütünlük içinde ve referans kitap niteliğinde izleyicilere sunuyor. Dizinin 16. kitabı Manuel Çıtak'a (1962-2023) ayrıldı. Klasik belgesel üslubun yakın tarihteki en önemli temsilcilerinden Çıtak, kusursuz kompozisyonları ve öznesine duyarlı yaklaşımıyla tüm Türkiye'de ve dünyanın farklı noktalarında kent yaşamı, portre, inanç, kıyılar ve ada temalı dingin ancak çarpıcı çalışmalarıyla öne çıkıyor. Yaşamını serbest fotoğrafçı olarak sürdürmüş olan Çıtak'ın son kişisel sergisi İslomania'dan ve ünlü Kilyos karelerinden örneklerin de yer aldığı geniş seçki, sanatçının bu hacimdeki ilk kitabı olma özelliğini taşıyor ve onu ilham verici kişiliğiyle geleceğe taşıyor. Konsept ve tasarımı Bülent Erkmen'e ait olan, editörlüğünü Orhan Cem Çetin'in üstlendiği kitap, Türkçe ve İngilizce olarak iki dilde sunuluyor. 228 SAYFA. (ECZACIBAŞI VAKFI YAYINLARI)

KUBİLAY Aktaş'tan HZ. MUHAMMED VE ASHABI NEDEN ÖNEMLİ. Deist Tuzaklara Karşı Cevaplar. "Bir elime Ay'ı, bir elime Güneş'i verseniz, bu davadan vazgeçmem!" Hz. Muhammed (s.a.v.) Bilginin hızla yayıldığı, ancak hakikatin çarpıtıldığı bir çağda yaşıyoruz. Bugün saldırıların asıl hedefi şüphedir. Kuran'a doğrudan yönelemeyenler, Müslümanları köklerinden uzaklaştırmak için bu kez sünneti hedef alıyor. Bu modern görünümlü strateji, aslında kadim bir düşmanlığın yansımasıdır. Hz. Muhammed (s.a.v.), yalnızca bir elçi değil, ilahi nizamı hayata geçiren ve yeni bir medeniyet kuran yegâne peygamberdir. Onun hayatı, insanlık tarihinin en açık ve güvenilir kaynaklarla belgelenmiş örneğidir. Sahabe ise bu medeniyetin ilk halkasını oluşturur; Kuran'ın ilk uygulayıcıları olarak adalet, ahlak ve takva temelli bir toplum inşa etmişlerdir. İslam'ın kurduğu sistem, siyaseti sahiplik değil emanet olarak görür ve her makamı liyakatle doldurur. Bu eser, çağın karmaşasında hakikati arayanlara vahyin ruhunu ve sahabenin ferasetini hatırlatıyor. Çünkü hakikat, o rahmet yüklü yolda yürüyenlerin kalbinde yeniden hayat bulur. 296 SAYFA. (DESTEK YAYINLARI)
SONAT Yurtçu'dan ARAMIZDAKİ FİKRET. "Benim orucum hiç konuşmamak." Kitapta yer alan öyküler; Kadıköy'ün gri sokaklarında açılan renkli şemsiyelerle, bitti zannedilen komşulukla, incelmiş ama kopmamış dostluklarla, köşe başlarında bekleyen polislerle dünyada yalnızca siyahın ve beyazın olmadığının altını çiziyor. Yazar, "gelişigüzel atlamalarla" aşkın, kimliğin, politikanın söylemini aykırı kılıyor. Varlığını kendine kanıtlamaya çalışan öykü kişilerine şarkılar, şiirler ve nesneler eşlik ediyor; rağmen yaşamanın buruk olsa da muhakkak bir tadı olduğunu hatırlatarak. Odada tişörtlerin arkasına sakladığım kilitli günlüğümü çıkarır, içine kötü el yazımla o gün olanları ve olmasını istediklerimi yazardım. Açık yeşil bir kapaklı defterin içine ne hayaller ne ömürler sığdırdım. Ben büyüdükçe defterlerim de büyüdü, koyu yeşil defterler seçer oldum. İnsan çocukluğuna bir otobüse binip de dönemiyor. Döndüğünde eskisi gibi bulamayacağı her şey için hıçkıra hıçkıra ağlıyor. Ölen komşuları, evlenip giden dostları, eski evinde oturan yabancıları göreceğini bildiği için o otobüsün, çocukluğuna değil de kötü bir rüyaya gideceğini biliyor. O yüzden vazgeçiyor. 112 SAYFA. (EVEREST YAYINLARI)

SELİM Nüzhet Gerçek'ten CANVERMEZLER TEKKESİ- Günümüz Türkçesiyle Türk Edebiyatı Klasikleri 94.Ali Nail, Karadeniz'deki fırtınadan etkilenen balıkçılara yardım için Rumeli Kavağı'ndan Kilyos'a doğru atıyla yola çıkar. Karanlık çökünce yolunu şaşırır ve ıssız patikalarda tanımlayamadığı karaltılar görmeye başlar. Bu arada adeta bir ruh gibi süzülerek ilerleyen sevgilisi Meliha'yı görür, peşine takılır ve uçurumdan düşerek bayılır. Uyandığında başucunda ihtiyar bir adam görür... Rivayete göre felsefe taşını ve ölümsüzlüğün sırrını bulan Sen Jermen Kontu, Sultan I. Mahmut zamanında gizlice İstanbul'a gelir ve bu sırrı birine öğreterek tekrar sırra kadem basar. Böylece yüzyıllardır insanların hayatlarını birtakım doğaüstü tekniklerle kendi vücutlarına aktararak yaşamlarını sürdüren Canvermezler ortaya çıkar. Toplumdan uzak ve gezgin yaşayan Canvermezler'i tanıyıp da hayatta kalan kimse yoktur. Tek istisnası, başından geçenleri insanlığı uyarmak için miras bırakan Ali Nail'dir. Ancak yaşayan kendisi midir yoksa hayaleti midir, burası meçhuldür. Yazarın Ahmet Kâmil müstearıyla, Claude Farrère'in La Maison des Hommes Vivants adlı eserinden uyarlayarak 1921 yılında İleri gazetesinde yayımladıktan sonra 1922'de kitaplaştırdığı Canvermezler Tekkesi, esrarengiz olayları, doğaüstü karakterleri ve okura yaşattığı mistik ürpertilerle edebiyatımızın ilk gotik romanı olarak değerlendirilmektedir. 120 SAYFA. (İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI)

KURT Flasch'dan MEİSTER ECKHART- Hristiyanlığın Filozofu. Yalnızca teoloji ve felsefedeki tartışmaları değil, bütün bir Avrupa kültürünü de derinden etkilemiş bir isim Meister Eckhart. Buna karşın hem kendi dönemindeki hem de sonrasındaki anlatılar, onun "sapkın" bir teolog ya da büyük bir "mistik" şeklindeki imajının ötesine geçen bir portresini sunmayı nadiren başarır. Yazar ise bu önemli ismi, "Hristiyanlığın filozofu" olarak sahneye çıkarıyor ve bu "mistik" yaftasını sorguluyor. Yazarın Paris'ten Erfurt'a, Strasbourg'dan Köln'e uzanan hayatı boyunca asıl hedefinin inancı aklın imkânları içinde temellendirmek olduğunu, Tanrı, varlık ve akıl üzerine yürüttüğü çalışmalarıyla özgün bir felsefi sistem kurduğunu göstermeye çalışıyor. Yazarın, Eckhart'ın Latince ve Almanca yazılmış metinlerine yönelik titiz okumasının bir ürünü olan kitap, bu önemli ismin düşüncesine ve eserlerine kapsamlı bir giriş niteliğinde. 440 SAYFA. (VAKIFBANK KÜLTÜR YAYINLARI)

CHRİSTOPHER Isherwood'tan ABİDE- Modern Klasikler. Vernon ailesinin genç, özgüvensiz veliahtı Eric, Birinci Dünya Savaşı'nın ardından, görkemli aile evinin simgelediği köklü yaşam tarzına duyduğu sadakatle yeni bir yaşama duyduğu özlem arasında bocalamaktadır. Savaşta ölmüş babasının anısı ve dul annesinin kederi onu gelenekler ve alışkanlıklarla dolu eski yaşama çağırır. Yeni ve daha özgür bir yaşamın nabzı ise ailenin öbür kanadı olan Scriven'ların evinde, bir de babasının en yakın dostu Edward Blake'i çevreleyen gizemde atmaktadır. 1920'li yılları çizgisel olmayan bir anlatımla kateden ve tüm karakterlerinin bilinçlerine uğrayarak ilerleyen Abide, eski kesinliklerin kaybolduğu bir çağda kaderlerini arayan insanların ve çözülmekte olan bir ailenin hikâyesidir. Christopher Isherwood'un erken dönem romanlarından Abide, Birinci Dünya Savaşı'nın ardından derin bir dönüşüm geçiren İngiliz toplumunun canlı bir portresini çiziyor. Çağının özgün bir yorumu. Frank Kermode. Baş döndürücü... İnce zekâsı, mizahı, üslubunun cazibesi ve hikâyecilik becerisiyle öne çıkıyor. The Guardian. 200 SAYFA. (YAPI KREDİ YAYINLARI)